Paylaşımın tek adresi

güller burda açar
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 türk filozofu Fuzuli

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
xezal
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 438
Yaş : 23
Nerden : beytüşşebap
Kayıt tarihi : 26/05/08

MesajKonu: türk filozofu Fuzuli   Perş. Mayıs 29, 2008 7:04 pm

1495 yılında Irak'ın Hille şehrinde doğdu. Asıl adı Mehmed'dir. iyi bir öğrenim gördü. Bağdat'ın fethinden sonra Kanuni Sultan Süleyman'a ve devletin ileri gelenlerine kasideler takdim etti. Böylece dikkatleri çekti. Kendisine dokuz akçelik bir maaş bağlandı. Hayatı Hille, Bağdat ve Kerbelâ dolaylarında geçti. Bir veba salgını sırasında öldü. Azeri lehçesiyle şiirler yazdı. Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biri sayıldı. Kendisinden sonra gelen pek çok şairi etkiledi. 1556 yılında öldü.

ESERLERİTürkçe, Farsça ve Arapça şiirler yazdı. Bu üç dilde oluşturduğu birer Dîvân'ı vardır. Ayrıca Türk edebiyatının en güzel Leylâ vü Mecnûn mesnevisi Fuzûlî'ye aittir. Başka eserleri de bulunmaktadır

En tanınmış Türk divan şairidir. Asıl adı Mehmet bin Süleyman'dır. Öğrenimi hakkında kesin bir bilgi olmayıp, eserlerinden islami bilimler ve dil alanında çok iyi bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır.Türkçe divanının önsözünde şiirin özünü sevgi, temelini bilim oluşturur demektedir. "Bilimsiz şiir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da değersizdir" der.

Türkçe divanındaki şiirlerini Azeri lehçesinde yazmıştır. Aynı zamanda Arapça ve Farça divanlarından bu dilleri de çok iyi bildiği anlaşılmaktadır. Eserlerinde kullandığı dil dönemindeki divan şairlerine göre daha sade, anlaşılır bir Türkçedir. Halk deyişlerinden bolca yararlanmıştır.

Bedensel zevklerden ziyade tasavvufi bir aşk, ehlibeyte duyulan özlem, ayrılık acısı şiirlerinin konusunu teşkil etmiştir. Duygu ve düşüncelerini çok içten ve lirik bir şekilde ifade etmeyi kolayca başarmıştır. Bu açıdan bakıldığında Türk şiirinde karşılaştırılabileceği tek şair Yunus Emre'dir. Leyla ve Mecnun mesnevisi aynı konuda yazılmış (Arapça ve Farsça dahil) en iyi mesnevilerden biridir.

İran şiirinden Hafız, Türk şiirinden ise Nesimi ve Nevai çizgisini en başarılı şekilde kemale erdirmiştir. Kendisinden sonra gelen bütün divan şairlerini etkilemiştir.

Kanuni'nin Bağdat'ı fethinden sonra (1434) padişaha kasideler sunmuştur. Padişah tarafından beğenilen kasideler karşılığında 9 akçelik maaşla ödüllendirilmiştir. Maaşını alamayınca Şikayetname'yi yazmıştır.

Çokça zikredilen beyitlerinden bazıları şunlardır:

Aşk imiş her ne var alemde / İlim bir kil ü kal imiş
Mende Mecnundan füzun aşıklık isti'dadı var / Aşık-ı sadık menem Mecnunun ancak adı var
Hasılım yoh ser-i küyunda beladan gayrı / Garazım yoh reh-i aşkında fenadan gayrı
Eyle sermestem ki idrak etmezem dünya nedir / Men kimem saki olan kimdir mey ü sahba nedir
Dest busi arzusıyle ger ölsem dustlar / Kuze eylen toprağım sunun anınla yare su
Ya rab bela-yı aşk ile kıl müptela meni / Bir dem bela-yı aşktan etme cüda meni



Başlıca eserleri

Hadikatü's-Süeda (1837, Kerbela olayını anlatan düzyazı)
Türkçe Divan (1838, 1958)
Sıhhat u Maraz (1940, tıp bilgileri)
Enis'ül-Kalb (1944)
Fuzûlî'nin Mektupları (1948)
Terceme-i Hadis-i Erbain (1951)
Leyla vü Mecnun (3 bin 96 beyitlik mesnevi)
Rind ü Zahid (1956)
Beng ü Bade (1956, 444 beyitlik Türkçe mesnevi)
Arapça Divan (1958)
Matlau'l İtikad (1962)
Heft Cam (tasavvuf içerikli, 327 beyitlik Farsça mesnevi)
Saki name(tasavvuf içerikli mesnevisidir)
Şikayetname(nesir türündedir)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://xezal.forumakers.com
xezal
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 438
Yaş : 23
Nerden : beytüşşebap
Kayıt tarihi : 26/05/08

MesajKonu: Geri: türk filozofu Fuzuli   Perş. Mayıs 29, 2008 7:04 pm

Farabi
Ünlü Türk filozofu ve bilginidir (870-950). Türkistan'da Farab bölgesinde doğan Farabi'nin asıl adı Ebu Nasr Muhammet'tir. Doğum yerinden dolayı Farabi adıyla anılır. İlköğrenimini doğduğu yerde yapan Farabi yükseköğrenim görmek için Bağdat'a gitti.

Zamanının ünlü bilginlerinden, bu arada bazı Hıristiyan filozoflarından mantık ve dilbilgisi dersleri aldı. Elbette bunlardan önce ve bunlarla birlikte Arapça'yı da çok iyi öğrendi. Eski Yunan filozoflarını, bu arada Aristoteles'i inceledi. Zamanında yaygın bir ünü olmayan Farabi, ölümünden sonra batıda Ortaçağ Hıristiyan filozoflarının ilgisini çekti.

Farabi daha çok metafizik üzerinde çalıştı, felsefeyle İslâm dini arasındaki ayrılıkları, uyuşmazlıkları, çelişmeleri mantık ilkelerine dayanarak gidermek amacı güttü. Dini değişmez bir öz olarak aldı ve Aristoteles mantığının verilerini göz önünde tutarak, İslâm dinine felsefi bir nitelik kazandırmağa çalıştı. Bu yüzden doğuda İslâm felsefesinin kurucusu sayılır. Ona göre, dinle felsefe birbirinden ayrılamaz, felsefe dinin yardımcısıdır; din konuları dışında ve dine karşı bir felsefe olamaz.

Bağdat'ta karışıklıklar çıkması üzerine Şam'a giden Farabi, orada 80 yaşında öldü. Yüzden fazla eser yazan bilgin, kendinden sonra gelen İbni Sina ve İbni Rüşt gibi ünlü bilginleri büyük ölçüde etkilemiştir.

Farabi'nin Aristotelesçi Ortaçağ filozofları üzerindeki etkisi, İbni Rüşt'e duyulan ilgiden ileri gelmiştir. Batı kaynaklarında Latince bir adla (Alpharabius) anılan Farabi, kendinden önce ve sonra gelen İslâm filozofları arasında batının en çok başvurduğu kaynaklardan biridir. Son zamanlarda, hemen bütün batı dillerinde, büyük Türk-İslâm filozofu üstüne araştırmalar, incelemeler yayımlandı.

Başlıca eserleri: El-Medinetül Fazıla. (Erdemli Toplum), El-Maani el-Akl (Aklın Anlamları), El-İhsa-ül-Ulûm (Bilimlerin Sayımı), Füsus-ül-Hikem (Hikmetlerin Özleri).
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://xezal.forumakers.com
 
türk filozofu Fuzuli
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Paylaşımın tek adresi :: Kültür Ve Sanat :: Edebiyat Bölümü :: Filozoflar-
Buraya geçin: